Öyle bir sonbahar yaşadık ki bu yıl. Hani mevsim dediğini parça parça "kıtlamış" da dilimizin altına yerleştirivermişiz, günleri yudumlarken o da ağzımızın içinde ımık ımık eriyivermiş, yayılıvermiş gibi... Kendini, sözgelimi, üç haftacığın içine sıkıştırmayıp, koca koca üç ayın içine, girdiği renklerin türlüsünü kuşanmış uzun, kabarık eteğiyle şööyle yayım yayım yayılan, yerleşen bir sonbahar. Doygunluğu, doyumluluğu içinde, tadına vara vara yaşadığımız.
Yazla kış arasında asılı kalmışçasına geçen, geçip gitmekte olan mevsim nihayet düşmeye karar veriyor gibi.
Bir yarı yaz + bir güz + bir kış'ın eşliğinde geçirilen bir hamileliğin son bölümcüğü. Baharı Deniz'le (?:) karşılayasıya...






